Üyelerimize Özel ilk alışverişte %10 İNDİRİM

150 sonuçtan 1 ile 40 arası görüntüleniyor.

“Pantolonu olmayan var mı?” 

Etrafımızdaki insanlara teker teker “kaç tane pantolonun var?” diye sorarsak, herhalde  “hiç pantolonum yok” diye yanıtlayacak tek bir kişi bile bulamayız. Pantolon cinsiyeti, tarzı, statüsü ne olduğuna bakılmaksızın, herkes tarafından tercih edilen bir giysi. Tabii ki farklı stillere ve amaçlara göre kumaşları, desenleri, kesimleri de değişiklik gösteriyor. Yogi ve yoginiler için balıkçı pantolonları, hem doğal kumaşlardan yapılmış olmaları hem de hareket özgürlüğünü kısıtlamayacak kesimde olduğu için bir hayli tercih edilir. İş hayatındaki kadınlar çoğunlukla düz kesim ve renklerdeki pantolonlarla maskülen şıklığı hedefler. Festivalciler, 69 kuşağının moda geleneğini geniş paçalı bohem pantolonlarla, etnik pantolonlarla devam ettirir, son senelerde etnik şalvarların moda olmasıyla birlikte şalvarlar da bu modaya eklenmiştir. Bahçıvan pantolonlar ve tulumlar yalnızca bahçe işleriyle uğraşırken rahat ve pratik olması sebebiyle değil, kesimlerinin ve kumaşlarının zenginleşmesiyle stil sahibi kadınların taşımaktan memnun olduğu bir giysi olarak kullanılır; bol kesimleri sayesinde rahatlıkla taşımaları dersek daha yerinde olur.  

“Şamanların Tören Giysisi Olarak Pantolon” 

Uygur kazıları esnasında çıkarılan buluntular ilk pantolonun 3000 yıl önce giyildiğini, pantolonun üç ayrı yün ile yapıldığını ve kumaş desenleriyle olduğunu gösterdi. İlk pantolonlar ata binmeyi kolaylaştırmak için tasarlandı. Ünlü moda tarihçisi Ingrid Loschek’ göreyse pantolon çok çok daha eskiye, taş devrine dayanır. Taş devrinde mağara duvarlarına betimlenmiş şaman ayinleri çizimlerinde, ayini yöneten kişinin pantolon giydiği görülür. Pantolon gündelik bir giysi değildir de, erkeğin gücü ve otoritesinin bir sembolü ve toplum içerisindeki yerini belirleyen bir giysi olarak kullanılmıştır. 

“Kadınlar Pantolon Giyme Hakkını Mücadeleyle Elde Etti” 

19. yüzyılın sonlarına kadar pantolon, erkeklerle özdeşleşmiş bir giysidir, hatta çoğu yerde kadınların pantolon giymesi yasaktır. Bu dönemde Kadın Hakları Hareketi, eteğin hareket özgürlüğünü engellediğinden dem vurarak kadınların da pantolon giymesi için bir mücadele başlattı. Bu mücadelenin sonunda tarihte ilk pantolonu giyen kadın Elizabeth Smith Miller oldu. Kadınlar için ilk pantolonu tasarlayan ise feminist eylemci Amelia Bloomer oldu. 

“69 Kuşağının Cıvıl Cıvıl Pantolonları” 

Savaş karşıtı Hippi gençliğin moda dünyasına kazandırdığı “hippi look”, dönemin modasına karşı duruşlarıyla bir anti- moda yarattılar. İronik olan şudur ki hippi look anti-modası, günümüzde de pek modadır. Etnik desenli bol paça pantolonlar, renkli saç bantları, örgü şallar, üst üste takılan renkli, boncuklu ve sembollü kolyeler, çiçek desenli etekler ve sandaletler her devrin doğa dostu ve savaş karşıtı olan kuşaklarının tercihi oldu. Bizler de Clandestino olarak bir manada bütünleştiğimiz hippi kültürünün pantolonlarını doğunun etnik motifleriyle, doğanın da canlı renkleriyle bütünledik. Post modern kesimlerle yorumladık, bazı modellerde de kültüre bütünüyle sadık kalarak dönemin desenlerini tercih ettik. Konu hippi look olunca kullandığımız kumaşların doğal olması kaçınılmazdı.  

“Bahçelerden Şehirlere; Bahçıvan Pantolonlar” 

Bahçıvanlar, bahçıvan pantolonları ve tulumları, bahçe işleri esnasında rahat ve cep detayları sayesinde de pratik olduğu için tercih ettiler. Peki kadınlar? Giyene son derece sempatik bir görünüm kazandıran bahçıvan pantolonlar, bol kesimler ve renkli kumaşlarla buluşunca giyim tarzını rahatlığı doğrultusunda oluşturan kadınların dolaplarında birkaç tanesine birden yer açtığı bir giysi oldu. Askılı tulumlar, pantolonların uzun, salaş ve dar kesimle yorumlanmasıyla yalnızca gündelik yaşamda hareket özgürlüğü sağlamasının yanı sıra iş yaşamında da formal ve şık bir görünüm kazandırdığından dolayı pek tutuldu.  Yazlık tulum modellerimizin, yaz mevsiminin cıvıl cıvıl renkliliğinden geri kalmasın istediğimizden desenleri harmonik renklerle tasarladık. Kışlık tulum modellerimiz ise uzun kollu bluzlar ve boğazlı kazaklarla tamamladığınızda dahi elegant görünümünüzü pekiştirecek. 

“Şalvar Sınıf Ayrımı Gözetmiyor” 

Önceleri Padişahların, harem kadınlarının, köylülerin, şimdilerde yogi ve yoginilerin, gezginlerin, müzisyenlerin, sanatçıların, gençlerin, sosyal statü fark etmeksizin her stilden, her uğraştan ve her sınıftan insanın dolabında olan bir başka giysi ise şalvarlar. Şalvarların modasının geçmesi bir yana dursun, taliplileri her geçen sezonla birlikte de artıyor. Biz de şalvar çeşitlemelerini yeniden tasarlayarak arttırıyoruz. Etnik şalvar modellerini hem bel lastikli, hem de düğme detayıyla işledik. Şalvarların kesim ve kumaşlarını renklerini hem iş hayatında, hem de günlük yaşamda kombinlerken zorlanmayacağınız şekilde tasarladık.  

Bir de tamamlamanız için yumuşacık ve hafif sandaletlerimiz var! 

 

“Pantolonu olmayan var mı?” 

Etrafımızdaki insanlara teker teker “kaç tane pantolonun var?” diye sorarsak, herhalde  “hiç pantolonum yok” diye yanıtlayacak tek bir kişi bile bulamayız. Pantolon cinsiyeti, tarzı, statüsü ne olduğuna bakılmaksızın, herkes tarafından tercih edilen bir giysi. Tabii ki farklı stillere ve amaçlara göre kumaşları, desenleri, kesimleri de değişiklik gösteriyor. Yogi ve yoginiler için balıkçı pantolonları, hem doğal kumaşlardan yapılmış olmaları hem de hareket özgürlüğünü kısıtlamayacak kesimde olduğu için bir hayli tercih edilir. İş hayatındaki kadınlar çoğunlukla düz kesim ve renklerdeki pantolonlarla maskülen şıklığı hedefler. Festivalciler, 69 kuşağının moda geleneğini geniş paçalı bohem pantolonlarla, etnik pantolonlarla devam ettirir, son senelerde etnik şalvarların moda olmasıyla birlikte şalvarlar da bu modaya eklenmiştir. Bahçıvan pantolonlar ve tulumlar yalnızca bahçe işleriyle uğraşırken rahat ve pratik olması sebebiyle değil, kesimlerinin ve kumaşlarının zenginleşmesiyle stil sahibi kadınların taşımaktan memnun olduğu bir giysi olarak kullanılır; bol kesimleri sayesinde rahatlıkla taşımaları dersek daha yerinde olur.  

“Şamanların Tören Giysisi Olarak Pantolon” 

Uygur kazıları esnasında çıkarılan buluntular ilk pantolonun 3000 yıl önce giyildiğini, pantolonun üç ayrı yün ile yapıldığını ve kumaş desenleriyle olduğunu gösterdi. İlk pantolonlar ata binmeyi kolaylaştırmak için tasarlandı. Ünlü moda tarihçisi Ingrid Loschek’ göreyse pantolon çok çok daha eskiye, taş devrine dayanır. Taş devrinde mağara duvarlarına betimlenmiş şaman ayinleri çizimlerinde, ayini yöneten kişinin pantolon giydiği görülür. Pantolon gündelik bir giysi değildir de, erkeğin gücü ve otoritesinin bir sembolü ve toplum içerisindeki yerini belirleyen bir giysi olarak kullanılmıştır. 

“Kadınlar Pantolon Giyme Hakkını Mücadeleyle Elde Etti” 

19. yüzyılın sonlarına kadar pantolon, erkeklerle özdeşleşmiş bir giysidir, hatta çoğu yerde kadınların pantolon giymesi yasaktır. Bu dönemde Kadın Hakları Hareketi, eteğin hareket özgürlüğünü engellediğinden dem vurarak kadınların da pantolon giymesi için bir mücadele başlattı. Bu mücadelenin sonunda tarihte ilk pantolonu giyen kadın Elizabeth Smith Miller oldu. Kadınlar için ilk pantolonu tasarlayan ise feminist eylemci Amelia Bloomer oldu. 

“69 Kuşağının Cıvıl Cıvıl Pantolonları” 

Savaş karşıtı Hippi gençliğin moda dünyasına kazandırdığı “hippi look”, dönemin modasına karşı duruşlarıyla bir anti- moda yarattılar. İronik olan şudur ki hippi look anti-modası, günümüzde de pek modadır. Etnik desenli bol paça pantolonlar, renkli saç bantları, örgü şallar, üst üste takılan renkli, boncuklu ve sembollü kolyeler, çiçek desenli etekler ve sandaletler her devrin doğa dostu ve savaş karşıtı olan kuşaklarının tercihi oldu. Bizler de Clandestino olarak bir manada bütünleştiğimiz hippi kültürünün pantolonlarını doğunun etnik motifleriyle, doğanın da canlı renkleriyle bütünledik. Post modern kesimlerle yorumladık, bazı modellerde de kültüre bütünüyle sadık kalarak dönemin desenlerini tercih ettik. Konu hippi look olunca kullandığımız kumaşların doğal olması kaçınılmazdı.  

“Bahçelerden Şehirlere; Bahçıvan Pantolonlar” 

Bahçıvanlar, bahçıvan pantolonları ve tulumları, bahçe işleri esnasında rahat ve cep detayları sayesinde de pratik olduğu için tercih ettiler. Peki kadınlar? Giyene son derece sempatik bir görünüm kazandıran bahçıvan pantolonlar, bol kesimler ve renkli kumaşlarla buluşunca giyim tarzını rahatlığı doğrultusunda oluşturan kadınların dolaplarında birkaç tanesine birden yer açtığı bir giysi oldu. Askılı tulumlar, pantolonların uzun, salaş ve dar kesimle yorumlanmasıyla yalnızca gündelik yaşamda hareket özgürlüğü sağlamasının yanı sıra iş yaşamında da formal ve şık bir görünüm kazandırdığından dolayı pek tutuldu.  Yazlık tulum modellerimizin, yaz mevsiminin cıvıl cıvıl renkliliğinden geri kalmasın istediğimizden desenleri harmonik renklerle tasarladık. Kışlık tulum modellerimiz ise uzun kollu bluzlar ve boğazlı kazaklarla tamamladığınızda dahi elegant görünümünüzü pekiştirecek. 

“Şalvar Sınıf Ayrımı Gözetmiyor” 

Önceleri Padişahların, harem kadınlarının, köylülerin, şimdilerde yogi ve yoginilerin, gezginlerin, müzisyenlerin, sanatçıların, gençlerin, sosyal statü fark etmeksizin her stilden, her uğraştan ve her sınıftan insanın dolabında olan bir başka giysi ise şalvarlar. Şalvarların modasının geçmesi bir yana dursun, taliplileri her geçen sezonla birlikte de artıyor. Biz de şalvar çeşitlemelerini yeniden tasarlayarak arttırıyoruz. Etnik şalvar modellerini hem bel lastikli, hem de düğme detayıyla işledik. Şalvarların kesim ve kumaşlarını renklerini hem iş hayatında, hem de günlük yaşamda kombinlerken zorlanmayacağınız şekilde tasarladık.  

Bir de tamamlamanız için yumuşacık ve hafif sandaletlerimiz var! 

 

Clandestino © 2020 | Bu site RGS Yazılım® E-ticaret sistemi ile hazırlanmıştır